28 Şubat 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 8.540.040 kişiye ulaştı.

a Öğle Vakti 13:22
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Bu milletin 128 milyar dolarını ne yaptın?

Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuşuyor.


CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulunuyor. Satırbaşları ise şöyle:

Değerli arkadaşlarım, bir gerçeği hepimiz görüyoruz. 19 yıldır Türkiye’yi yöneten bir siyasi iktidarın Türkiye’yi hangi noktaya taşıdığını. Hangi partiden, hangi görüşten olursak olalım ülkemizi, bayrağımızı, insanımızı seviyorsak ve bu ülkede huzur içerisinde yaşamak istiyorsak bunu sorgulamamız lazım. Ne oldu da 19 yıl sonra Türkiye ekonomik buhranda? Hangi tercihler Türkiye’yi buraya taşıdı? Ekonomik ve siyasi tercihler alınırken CHP’nin ve diğer partilerin pozisyonu neredeydi? Hangi siyasal partiler Türkiye’nin geleceğini düşündü ve öneriler getirdi. Hangi siyasi partiler “dediğim dedik” diyerek Türkiye’yi bu noktaya getirdi?

Konuşmak zorundayız. Konuşamazsak kimin doğru kimin haksız olduğunu nasıl göreceğiz? Eğri ile doğruyu ayırmak zorundayız. Ülke bir ekonomik buhranla karşı karşıya ise 19 yılın sonunda on milyonlarca kişi işsiz ise, üniversite mezunları iş bulamıyorsa oturup düşünmek zorundayız. 19 yılda ülke nasıl bu hale geldi? Neden hala “dediğim dedik” ile ülke yönetiliyor. Bu ülkede sandığa giden her vatandaşa sorumluluk düşüyor. Konuşmak zorundayız.

Eğitim sistemine bakın. Nasıl bir eğitim sistemi. 19 yılın sonunda 2 milyon 658 bin 40 öğrenci EBA’ya ulaşamıyorsa ne sınavını yapacaksınız? Eğitimde tasarruf yapıyoruz diyorlar. Saray’dan başlayacaksın tasarrufa, çocuğun eğitiminden değil. Devleti yönetmek sıradan bir olay değildir, sorumluluk üstlenmektedir. “Ben devleti dilediğim gibi yönetirim benim bir sorumluluğum yok, sorumlu Türkiye Cumhuriyeti Devleti” akla bakın, mantığa bakın. Böyle bir aklı ve mantığı hiçbir siyasi kitap yazmamıştır. Devleti yönetmek sorumluluk üstlenmek demektir. Yeri geldiğinde yönettiğiniz devleti suçluyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde bir ilktir. Devleti yöneten kişi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni beceriksizlikle suçluyor. Aklın alacağı şey değil. Nasıl bir siyasi yapıyla karşı karşıya olduğumuzu bilmeniz için anlatıyorum. Böyle bir anlayıştan memlekete hayır gelmez, gelmiyor da zaten.

Birleştirilmiş sınıflar var 21. yüz yılın Türkiyesi’nde, ikili eğitim var. Milli Eğitim’e gelince para yok. Bu ülkenin insanları çocuklarını güzel bir okula neden göndermesinler? Bir kişinin dediği ile devlet yönetilmez. Bir kişinin iradesi ile devlet yönetilirse Türkiye bu hale gelmiş olur.

Adalet, kim adaletsizliğe uğradıysa bize oy versin vermesin, sevsin sevmesin ona destek vermek zorundayız. Onun hakkını, hukukunu korumak zorundayız. Hava Harp Okulu öğrencileri yıllardır hapisteler. 15 Temmuz’dan sonra içeri alındılar. Öğrenci bunlar, kampta eğitim yapıyorlar. 15 Temmuz akşamı bunları otobüse bindiriyorlar. Komutanları talimat vermiş, öğrenci ne yapabilir? “Dinleyemiyorum” diyemez. Şimdi bunlar müebbet hapisle yargılanıyorlar. Bazı komutanları 15 yıl hapis. Söylüyorlar, “Bizi emri veren komutanı tanık olarak mahkemeye çağırın, dinleyin” diye. Mahkeme çağırmıyor. “Tanık olanlar var onları çağırın” diyorlar. Onlar “Biz bir zarar görmedik” diyorlar. Aynı pozisyonda olan bazı okullarda hakim diyor, “Bunlar öğrenci. Cezayı vereceksen komutana vereceksin” onları beraat ettiriyorlar. 35-40 kişilik koğuşlarda yatıyorlar, aileler perişan. Kim haksızlığa uğrarsa biz onların yanında olacağız.

Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşayan, bu topraklarda babasının, dedesinin mezarları olan hiç kimse terörü savunamaz. Masum insanların öldürülmesi asla kabul edilemez. Terör dünyanın neresinde olursa olsun insanların ortak tavır takınması, ortak mücadele, ortak durulması lazım. Her yerde söyledik; terör kimden gelirse gelsin teröre karşı mücadele bizim görevimiz. “Mücadele edeceğiz, yurt dışına gideceğiz” dediler de karşı çıkan oldu mu hayır. Teröre karşı mücadele ciddi bir olaydır. Yurt dışı destekleri varmış, olabilir. Var zaten, finans kaynakları oralardan sağlanıyorsa Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir görevi var. Bu finans kaynaklarını kesmek. Bu yapıldı mı? Bu konuda çaba harcandı mı? Terörün beslendiği bütün kaynakları kesmek zorundasınız. Bunun için uluslararası arenada mücadele etmek zorundasınız.

Gara’da bir operasyon yapıldı. Geldiler beni de bilgilendirdiler. TBMM’de hangi bilgiler verildiyse aynı bilgiler bize de verildi. Daha sonra geçen haftaki grup toplantısında 5 soru sordum. Bu insanlarımız ölmeye bilirdi. Sorularımı sordum.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Protestan Kiliseler Derneği, hak ihlallerini raporunu açıkladı: Hıristiyanlara muhbirlik teklifi

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.