Antalya’da eşi tarafından silahla kazara vurulduğu iddia edilen kadın öldü

Mahalle muhtarı Süleyman Kara’nın evinin önünde temizlediği ruhsatlı tabancası dün saat 20.00 sıralarında iddiaya göre, kazara ateş aldı. Tabancadan çıkan kurşun Süleyman Kara’nın karşısında duran eşi Aysel Kara‘nın sağ göğüs kısmına isabet etti.

Süleyman Kara durumu hemen sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Aysel Kara, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ilçedeki özel hastaneye kaldırıldı. Tedaviye alınan Aysel Kara doktorların tüm çabasına rağmen hayatını kaybetti.

Kara’nın cenazesi, savcılık incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Süleyman Kara ise gözaltına alınarak, işlemleri yapılmak üzere karakola götürüldü. Buradaki işlemlerinin ardından Süleyman Kara adliyeye sevk edildi.

İsviçre, sentetik zirai ilaçları kullanımının yasaklanması için sandık başında

İsviçre bugün sentetik zirai ilaçları kullanımının yasaklanması üzerine yapılacak referendum için sandık başına gidiyor.

Yasağı destekleyenler sudaki zirai ilaç seviyelerinin kaygı verici seviyelere ulaştığını savunurken, bitkilere, hayvanlara ve toprak altı canlılara verilen zararı işaret ediyor.

Çiftçiler ise olası bir yasak durumunda işlerinden olabilecekleri konusunda insanları uyarıyor.

Yasağın onaylanması durumunda İsviçre, Güney Asya ülkesi Butan’ın 2013’teki kararı ardından dünyada sentetik zirai ilaçları yasaklayan ikinci ülke olacak.

Ancak bu durumun Butan’daki yarattığı etkiden daha büyük bir etki yaratması olası. Çünkü dünyanın en büyük zirai ilaç üreticisi Syngenta da İsviçre’de üretim yapıyor.

‘Geleceğimizi korumamız lazım’

Referandumdaki maddelerden birinde bu tür ilaçları kullanan çiftçilere verilen devlet yardımlarının sona erdirilmesi önerilirken, diğerinde ise ilaçları 10 yıl içinde tamamen yasaklamak teklif ediliyor.

İki öneri de genç seçmenler tarafından destek görüyor.

Cenevre’de yaşayan Marie Lenbaus, “Evet oyu kullanacağım çünkü geleceği düşünmemiz lazım. Bu ilaçlar bizim sağlığımıza zarar veriyor” diyor.

Ancak İsviçreli çiftçiler, hali hazırda Avrupa’daki en katı kurallara uymak zorunda olduklarını söylüyor. BBC Bern muhabiri Imogen Foulkes’in aktardığına göre, son 20 yılda gelirlerinin düştüğünü gören çiftçiler şimdi bir hayli öfkeli.

‘İki domatesleri olan organik tarımdan anladığını sanıyor’

Zürih Çiftçiler Derneği Başkanı Martin Haab, “Şehirlerdeki çok sayıda insanın çiftçiliğin ne anlama geldiğine dair en ufak bir fikri bile yok” diyerek yasağı savunanları eleştiriyor.

Haab, “Pencere önünde iki domatesleri varsa, çiftçilikten anladıklarını ve organik tarım yapmayı bildiklerini sanıyorlar” diyor.

BBC muhabiri Foulkes, İsviçre’de çiftçi lobisinin güçlü olduğunu ve son anketlerin onları avantajlı gösterdiğini söylüyor.

Foulkes, referandumda ilaçların yasaklanmasına dair bir hayır kararı çıkması durumunda da ülkede bu tartışmanın bitmesinin pek olası olmadığını ifade ediyor. Foulkes’e göre İsviçreliler ülkenin bozulmamış doğasının korunması gerektiği konusunda hemfikir. Sadece nasıl yapılacağı konusunda ortak bir yol bulunabilmiş değil.

Covid-19 finansmanı da oylanacak

Yaklaşık 8,5 milyon İsviçre vatandaşı bugün sandıkta, terörle mücadele mevzuatı, fosil yakıtlara yönelik konulacak yeni bir vergi ve acil Covid-19 finansmanı için de oy kullanacak.

İsviçre’deki doğrudan demokrasi sistemi verilecek tüm büyük kararların seçimlerle verilmesi anlamına geliyor.

100 bin kişinin imza toplamasıyla birlikte ülke çapında bir referandum düzenlenebiliyor.

  • Araştırma: Elma kabuğu yıkayarak temizlenmiyor
  • İtalya’da en tehlikeli gıdalar listesinde Türk fındığı ilk sırada

LGBTİ+ Yazarlar Komitesi’nden Hollywood’a temsil mektubu

Amerika Batı Yazarlar Birliği’nin LGBTİ+ Yazarlar Komitesi, Hollywood’a film ve televizyon prodüksiyonu için daha fazla LGBTİ+ yazarla çalışması, LGBTİ+ hikayelerinin daha başarılı temsil edilmesi ve dışlayıcı çalışma ortamlarına meydan okunması için bir mektup yayımladı.

Vanity Fair’ın haberine göre, Los Angeles’ın Onur Kutlaması öncesinde paylaşılan mektuba, “Size kapsayıcılık ve görünürlük mücadelesinin henüz başlamadığını söylemek için buradayız” diyerek başlandı.

Hollywood’un geçmişte LGBTİ+ ‘ye verdiği zararlara işaret eden grup, eskiye göre ilerleme olmasına rağmen adil bir temsilin olmadığını savunuyor:

“Hollywood’un geçmişte neden olduğu tüm zararları düzeltmek, günümüz Hollywood’unun sorumluluğudur. Tek bir queer karakterin bile risk olarak görülmesi kabul edilemez.”

“2019’da büyük stüdyolar tarafından yayınlanan 118 filmden yalnızca 22’sinde (%18,6’sında), bir LGBTİ+ karakteri yer aldı. Karakterlerdense sadece dokuzu, on dakikadan fazla ekran süresine sahip. Bu oran, beyaz olmayan queer gruplar ve engelli queer karakterlerin temsiline bakıldığında çok daha düşük.”

Queer yazarların kimliklerini gizleme ihtiyacı hissettiklerine dikkat çeken mektuba göre, “Geçtiğimiz beş yılda, LGBTİ+ Komitesi üyelerinin %22’si, çalışma ortamında kimliklerine dayalı olarak açık bir ayrımcılık veya tacize maruz kaldıklarını bildiriyor.” 

Karar Resmî Gazete’de yayımlandı; Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kurulu kuruldu

Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kurulu’yla ilgili Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Resmî  Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan genelgede, “Marmara Denizi’nde iklim değişikliği etkisi ile birlikte artan sıcaklık, deniz suyundaki durağan ve azot-fosfor artışına bağlı olarak ortaya çıkan ve doğal yaşamı etkileyen afet niteliğinde bir müsilaj kirliliği görülmeye başlanmıştır” denildi.

Genelgede, “Deniz kirliliğinin giderilmesi amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda Marmara Denizi Havzası’nda yer alan valilikler, yerel yönetimler, ilgili kurum ve kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerin katılımlarıyla Marmara Denizi Eylem Planı hazırlanarak, 6 Haziran 2021 tarihinde kamuoyu ile paylaşılmıştır” ifadelerine yer verildi.

Marmara Denizi Eylem Planı çerçevesinde öngörülen işlerin belirtilen sürelerde tamamlanabilmesi için gereken çalışmaların bir bütünlük içerisinde yürütülebilmesi amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanı Başkanlığında; Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kurulu’nun (Koordinasyon Kurulu) oluşturulduğu belirtilen genelgenin devamında şunlar kaydedildi:

“Koordinasyon Kurulu; Çevre ve Şehircilik, İçişleri, Sağlık, Sanayi ve Teknoloji, Tarım ve Orman, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlıklarının ilgili Bakan Yardımcıları, Milli Savunma Bakanlığı Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanı, İstanbul, Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Tekirdağ, Yalova, Çanakkale illerinin valileri, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ve Türkiye Bilimleri Akademisi Başkanları ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı, Marmara Belediyeler Birilği Başkanı, İstanbul, Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanları ile Yalova ve Çanakkale İl Belediye Başkanları, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği , Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu Başkanları, Türkiye Çevre Ajansı Başkanı, İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı, Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Başkanı, Marmara Denizi Eylem Planı uyarınca Marmara Belediyeler Birliği bünyesinde kurulacak olan Bilim ve Teknik Kurul Başkanı, Deniz Temiz Derneği (TURMEPA) ve Türkiye Çevre Koruma Vakfı (TÜÇEV) Yönetim Kurulu Başkanlarının katılımıyla oluşur.”

“Kurul ayda en az bir kere toplanacak”

Genelgede yer alan bilgilere göre, Koordinasyon Kurulu ayda en az bir defa toplanacak, davet üzerine ayrıca toplanabilecek, sekreterya hizmetleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek. Koordinasyon Kurulu, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanacak ve toplantıya katılan üye sayısının salt çoğunluğu ile karar alacak. Oyların eşitliği halinde Koordinasyon Kurulu Başkanının kullandığı oy yönünde çoğunluk sağlanmış sayılacak. Toplantıda, üye salt çoğunluğu sayısının oluşmaması halinde toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar alınacak. Koordinasyon Kurulu tarafından alınan kararlar, ilgili kurum ve kuruluşlarca uygulanacak.

Koordinasyon Kurulunca ihtiyaç duyulması halinde alt çalışma grupları oluşturulabilecek, toplantılara konuyla ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, meslek birlikleri ve özel sektör temsilcileri davet edilebilecek, bu temsilcilerin oy hakkı bulunmayacak.

Koordinasyon Kurulu tarafından yürütülecek çalışmalarda ve anlınan kararların uygulanmasında ihtiyaç duyulacak her türlü destek ve yardım bütün kurum ve kuruluşlarca titizlikle sağlanacak.

30 çuval mavi kapak çalındı, gözyaşı döktü

Eskişehir’de topladıkları mavi kapaklarla 500’ün üzerinde engelli bireye tekerlekli sandalye sağlayan işçi emeklisi Halit Aydoğan (74) ile üniversite öğrencisi torunu Melike Sarıtaş’ın (18) evlerinin önündeki 30 çuvalda yaklaşık 160 kiloluk mavi kapak çalındı. Gözyaşlarına hakim olamayan Halit Aydoğan, “Bir engelli kardeşimizin yüzünü güldürmekten mahrum kaldığım için üzgünüm” dedi. Çevrede inceleme yapan polis ekipleri ise kapakların bulunması için çalışma başlattı.

Eskişehir’de oturan Melike Sarıtaş, dedesi Halit Aydoğan ile birlikte 14 yıldır topladıkları plastik mavi kapaklarla aldıkları tekerlekli sandalyeleri 500’ün üzerindeki engelli bireye ulaştırdı. Eskişehir’in yanı sıra sosyal medya üzerinden Türkiye’nin birçok şehrinden de kargo yoluyla destek alan dede- torunun açtığı sosyal medyadaki ‘dedetorunmavikapak’ hesapları ise 100 binin üzerinde takipçisiyle büyük destek görüyor. Dede ve torunun Odunpazarı ilçesine bağlı Sümer Mahallesi’ndeki evlerinin önünde çevreden ve kargo ile gelen yaklaşık 30 çuvaldaki 160 kilo ağırlığındaki kapaklar kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerce çalındı.

POLİS İNCELEME YAPTI

Halit Aydoğan ile üniversite öğrencisi torunu Melike Sarıtaş, çuvalların yerinde olmadığını fark ederek Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’ne başvurdu. Kısa sürede gelen ekipler, evin önünde ve çevrede güvenlik kamerası incelemesi yaparak hırsızlıkla ilgili soruşturma başlattı.

‘KAPAK ALMAYA GİTTİM’

Halit Aydoğan, engellilere tekerlikli sandalye almak için topladıkları kapakların yerinde olmadığını görünce gözyaşlarına hakim olamadı. Çalınan kapaklarla en azından bir engelliye tekerlekli sandalye alınabileceğini ifade eden Aydoğan, “Emek Mahallesi’nden beni çağırdılar. Ben oraya kapakları almaya gittim. Bir araba dolusu kapak doldurdum. 160 kilo civarında bir kapaktı. Getirdim buraya koydum, torunumu çağırdım. Torunumla resmini çektik, torunum gitti. 5 dakika geçmedi yani ben dedim ‘Şu kapakları içeri alayım’ diyordum. Bir baktım ne kapak var, ne bir şey. Bu sokaktan gelmiş değildir bu. O kapaklarla hemen hemen 1 tekerlekli sandalye alma gücüne sahiptim. Ben kapakların gittiğine üzülmüyorum.

Bir engelli kardeşimizin yüzünü güldüremediğim için üzülüyorum. Polise şikayet ettim. İnşallah bulunur, bir engelli kardeşimin yüzü güler” dedi.

Melike Sarıtaş da destek verenlerin gönderdiği 30 çuvalımızda 160 kiloluk mavi kapaklarının çalındığını söyledi. Polise yaptığı şikayetin ardından inceleme başlatıldığını kaydeden Sarıtaş, şunları söyledi:

“Destek olanlara teşekkür etme amaçlı hepsini videoya çektim. Sonrasında mahalleden ‘Şurada kapaklar var, gelip alır mısın?’ diye beni çağırdılar. O kapakları almak için dedemin yanından ayrıldım. 2 dakika sonra dedem de namaz kılmaya gitmiş. Sonrasında dedemden ‘Kapakları çaldılar’ diye bir telefon geldi. Gerçekten çok üzüldüm. İyilik yapan insanlara böyle köstek olmasınlar. Haberlerde duyuyoruz, engelli kardeşlerimizin akülü arabasını, akülerini çalıyorlar. Artık gerçekten buna bir dur, denilsin. Daha önce de sosyal medya hesabımız çalınmıştı. Şimdi de kapaklarımız çalındı.

Ne istiyorsunuz bizden? Ben gelirken yolda birisinden şüphelenmiştim ama tabii ki de asla günahını almak istemiyorum. Arabalı bir hurdacı ile göz göze geldik. Bayağı yüzüme baktı.

Komşularımız diğer yoldan gittiklerini söylüyorlar. Büyük ihtimalle onlar olabilir. İnşallah er ya da geç bulunur, kapaklarımızı alabiliriz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kadın Kolları il başkanları ile buluştu

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ilçe örgütlenmelerini tamamlamış olan Kadın Kolları il başkanları ile bir toplantı gerçekleştirdi.

Açılış konuşmasını Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’nın yaptığı toplantıda yeni hedefler belirlendi. İlçe örgütlenmesini tamamlayan kadın kolları, şimdi de mahalle örgütlenmesine odaklandı. Önceliği ise “sıfır” oy alan sandıkların olduğu mahalleler oluşturuyor.

Toplantıya katılan Kadın Kolları il başkanları, örgütlenme ve üye çalışmaları ile ilgili bilgi aktardı, YaşamHak projesi kapsamında Cumhuriyet Halk Partisi’ne başvuran şiddet mağduru kadınlara nasıl destek olduklarını anlattı. Kadına yönelik şiddete karşı samimi bir mücadele veren CHP’ye olan güveninin arttığı belirtildi. Toplantı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı konuşma ile sona erdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasında; “Biz politikamızı sosyal kimlikler üzerinden kuruyoruz. Eşitlikçi politikalarımızı yurttaşlarımıza aktarmamız gerekiyor. Örneğin taşeron işçilerin kadroya alınması, emeklilere verilmesi gereken bayram ikramiyeleri gibi politikalarımız iktidarda olmadığımız halde karşılık buldu. Apartman görevlileri, muhtarlar, ev emekçisi kadınlar ile ilgili broşürlerimiz, kitapçıklarımız var. Bunları yurttaşlarımıza anlatın’’ dedi.

Kadın Kolları il başkanlarından bulundukları illerde yoksulluk envanteri de çıkarmalarını isteyen Kılıçdaroğlu, Aile Destekleri Sigortası eğitimi verileceğini, bunun için bütün Kadın Kolları il başkanlarını Ankara’ya davet edebileceklerini söyledi.

MHP kurmayları güne medyaya savaş açarak başladı

MHP’nin önde gelen isimleri basın yayın organlarını hedef gösteren mesajlar paylaştı. MHP’nin Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, açıklamasında Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun’u hedef alırken; MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ve MHP’nin Medya, Tanıtım ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir muhalif basın organlarını hedef aldı.

Feti Yıldız, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajla bugün gazetemizde ‘Suskunluk Politikası’ başlıklı bir yazı kaleme alan Alev Coşkun’u hedef gösterdi.

Yıldız mesajında şu ifadeleri kullandı:

Alev Coşkun Bey; “Günümüzde tarihten ders almayan, gaflet dalalet ve hatta hıyanet içindeki kimi “aydın”ların durumunu ve küreselleşmenin dayatması ile oluşan yeni mandacılar’a karşı “ diye devam eden milli duruşunuzdan, Bölücü hainleri kollama noktasına hangi saikle dönüştünüz?

Semih Yalçın ise paylaştığı peş peşe mesajlarda Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a yönelik saldırının şüphelilerinden Gülahmet Gül’ün Bursa Ülkü Ocakları Başkanı yapılmasını eleştirenleri hedef aldı. MHP’li Yalçın, saldırı şüphelisi Gül’ün ülkü ocakları başkanı yapılmasını haberleştiren basın yayın organlarını ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu hedef gösterdi.

MHP’li Semih Yalçın’ın mesajları şöyle:

Anlaşılan o ki başbakanlıktan azledilmesinin sebebini hâlâ MHP’nin tutumunda arayan Davutoğlu; beslediği kin ve garezi, ipliğini pazara çıkaran partimizi ve Ülkü Ocaklarını karalayarak izhar etmektedir.

Davutoğlu’nun son günlerde Ülkücüleri ısrarla hedefe koyması Ülkü Ocaklarının atamalarına karışması FETÖ taktiğine benzemektedir. Kendisine bu aklı verenler, Milliyetçi-Ülkücü hareketi hedef almasını özellikle tembihlemişlerdir.

Ne var ki Sözcü, Karar, Fitneçağ gibi medyada yuvalanmış ve uyduruk sütre gerisinden efelik taslayan birtakım Ülkücü muarızları, fırsatı ganimet bilerek söz konusu hadiseyi kaşımaya, ‘siyasi etik’ üzerinden de MHP’yi hedefe koymaya çalışmaktadır.

Bunlar;kuyruklu yalanları tatlı bir masal gibi anlatır, Pinokyo gibi uzayan burunlarını her yere sokmaktan zevk alırlar.

Bunlar;namertliği bir övünç payesi, bir ayrıcalık olarak kabul eder,şahsiyetsizliklerini kamuoyu önünde bir nişane gibi sergilemekten asla fütur getirmezler.

Doğruları dile getirmek, dürüstlük, hakkaniyet ve aklıselim bu tür mevkuteler için zararlı davranışlardır. Türk milleti bunların ne mal olduklarını çok iyi bilmektedir. Türk milleti; bunların cibilliyetini, kıratını, derekesini iyi bilmektedir.

Yaptığı birçok açıklamada muhalif basını hedef alan MHP’li İsmail Özdemir, bunlara bir yenisini ekledi. Özdağ’a yönelik saldırının şüphelilerine yönelik eleştirilere hedef gösteren mesajlarla yanıt veren Özdemir, Cumhuriyet, Sözcü ve Karar gazetelerine yüklendi.

MHP’li İsmail Özdemir’in kullandığı ifadeler şöyle:

Milliyetçi Ülkücü Hareket’i tarafı olmadığı olaylarla ilişkilendirme gayretine girenlerin aynı maksatla bugün de rezil isnatlarda bulunmaları kendi karanlık suret ve maksatlarını gizleyemeyecektir. MHP üzerinden gündemde yer edinme çabalarına fırsat tanımayız.

Ülkü Ocakları, Türk Gençliği’nin eğitim ve kültürel yaşantısına katkı sağlamak amacıyla bilhassa son günlerde her çevre nazarında örnek olarak gösterilen projeleriyle öne çıkarken, “terörist sevici olduğu anlaşılan” bir siyasi parti tarafından hedef alınması manidardır.

Dahası Cumhuriyet, Sözcü ve Karar gazetelerinin de aynı gelişme üzerinden Milliyetçi Ülkücü Hareket’le ilgili sürdürdüğü yayın politikası, şartlanmış şapşallığın daniskasıdır. Bu saplantılı ruh hali aynı zamanda malum medyanın kimlerin dümen suyuna gittiğini de gösteriyor.

Kirli amaç ve ellerin Türk gençliği için başarılı ve gayretli çalışmalar yürüten Ülkü Ocakları’na uzanmasına müsade etmeyiz. Serokluk payesi boynuna asılı olanların sabıkası kabarık temsilcileri üzerinden sürdürmek istedikleri eylemler boş, kokuşmuş ve miladı dolmuş oyunlardır.

Copa America, Brezilya-Venezuela maçıyla başlıyor

Güney Amerika kıtasının en büyük futbol organizasyonu olan Copa America, bugün oynanacak Brezilya-Venezuela maçıyla başlıyor. Turnuvaya Arjantin ve Kolombiya’nın ev sahipliği yapması planlanmış ancak geçtiğimiz hafta ev sahibi ülkenin Brezilya olacağı açıklanmıştı.

Son yapılan koronavirüs testlerinde Venezuela’da 11 oyuncunun koronavirüs testi pozitif çıkarken kadroya 15 yeni isim dahil edildi.

AÇILIŞ BREZİLYA’DAN

Turnuvanın ilk maçında B Grubu’nda yer alan Brezilya ve Venezuela karşı karşıya gelecek. Estadio Nacional de Brasilia’da oynanacak maçı Esteban Ostojich yönetecek. Günün bir diğer maçında ise Kolombiya, Ekvador ile Arena Pantanal’da mücadele edecek. Karşılaşmayı Nestor Pitana yönetecek.

Maç takvimi

00.00: Brezilya – Venezuela

03.00: Kolombiya – Ekvador

Süper Lig ekiplerinin istediği Metehan Mimaroğlu için Altınordu servet istedi

TFF 1’inci Lig kulüplerinden Altınordu, Süper Lig ekiplerinin dikkatini çeken Metehan Mimaroğlu için büyük bedel biçti. Adana Demirspor Başkanı Murat Sancak, talip oldukları 26 yaşındaki sağ kanat için İzmir temsilcisinin 10 milyon TL bonservis ücreti talep ettiğini açıkladı.

Kırmızı-lacivertlilerin, 2019-2020 sezonunun devre arasında 3’üncü Lig takımı Osmaniyespor’dan 50 bin TL karşılığında transfer ettiği, birkaç sezon öncesine kadar Bölgesel Amatör Lig’de oynayan Metehan için 10 milyon TL istemesi transfer başarısı olarak yorumlandı.

Adana Demirspor’un Altınordu yönetimine 1.5 milyon TL teklif ettiği, bonservis rakamının yüksek olması nedeniyle daha sonra transferden vazgeçtiği ifade edildi. Altınordu da oyuncuyu düşük bedelle satmama kararı aldı. Süper Lig ekiplerinden Fraport-Tav Antalyaspor ve Demir Grup Sivasspor’un da listesinde yer alan Metehan, geçen sezon Play-Off finalini kaybederek Süper Lig’in kapısından dönen Altınordu’da 8 gol, 7 asistle oynadı. Oyuncunun kulübüyle 1 yıl daha sözleşmesi bulunuyor.

“Spor yaparken kan basıncının artması ani kalp durmasına neden olabilir” uyarısı

Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Ahmet Tulga Ulus, spor yaparken kan basıncının artmasının, daha fazla kan pompalanmasının, kalbinde o güne kadar hiçbir sorunu olmayan insanlarda bile ani kalp durmasına neden olabileceğini bildirdi.

Ulus, yaptığı açıklamada, EURO 2020 B Grubu’ndaki Danimarka-Finlandiya maçında Christian Eriksen’ın kalp krizi geçirdiğini hatırlattı.

Kalp krizinin genç insanlarda ve sporcularda daha tehlikeli sonuçlar doğurduğuna dikkati çeken Ulus, yaşlılarda ana damar tıkanınca yan damarların devreye girdiğini ancak gençlerde yan damarlar gelişimini tamamlamadığı için kalp krizinin öldürdüğünü vurguladı.

Egzersiz sırasında vücudun toplam oksijen ihtiyacının dinlenme durumundakinin 12 katına çıktığını, bu talebi, dakikada pompaladığı kanı 42 litreye kadar artırabilen kalbin karşıladığını ifade eden Ulus, “Spor yaparken kan basıncının artması, daha fazla kan pompalanması, kalbinde o güne kadar hiçbir sorunu olmayan insanlarda bile ani kalp durmasına neden olabilir.” bilgisini paylaştı.

Yaşı 35’in üzerindeki sporcularda en sık görülen ölümlerin kalbi besleyen damarlardan, koroner arter hastalıklarından kaynaklandığına işaret eden Ulus, koroner rahatsızlıkların tüm dünyada birinci sırada yer alan bir ölüm nedeni olduğunu kaydetti.

Ulus, kalp krizi geçiren kişiye doğru teknikle yapılan kalp masajının hayat kurtaracağını vurguladı.

Exit mobile version